Nefes Öyküsünden Bana Kalanlar

En başarılı insanlar, B planını uygulamada başarılı olanlardır.

James Yorke

Yaşamın değerini başımıza bir şey gelmeden anlayamıyoruz. Bu sözler bana ait değil. Çok sevdiğim bir bilim kurgu yazarı olan Ted Chiang’ın “Nefes” isimli öykü kitabından.

Bir çoğumuz “Geliş” filmini seyretmişizdir. Geliş filmi Ted Chaing’in “Geliş” öyküsünden uyarlanmış. Ted Chaing’ın öykülerinin temeli mutlaka bilimsel bir çalışmaya dayanıyor ve yazım kurgusunu bu temel üzerine oturtuyor. 

“Nefes”de böyle bir öykü. Öykü bizi ütopik bir dünyaya götürüyor. Bu dünyada hava bitmiş. İnsan büyük ölçüde robotlaşmış. Her insan robot her gün iki ciğer dolusu hava tüketiyor, boşalan ciğerleri gündelik olarak göğüslerinden çıkarıp yerlerine dolu ciğer koyuyorlar. Eğer insan robot dikkatsizlik eder ve hava düzeyini düşürürse ciğer yenileme ihtiyacı gitgide artıyor. Çok pahalı olduğu için kimsenin yedek ciğeri yok. Eğer tek başına bir yerde ciğeri boşalırsa ve yanında yardım edecek kimse yoksa havası bittikten birkaç dakika sonra ölüm başlıyor. Bu nedenle insan robotlar dolum istasyonlarının bulunduğu yerlerde sosyalleşmeye başlıyorlar ve duygusal bağlarını koparmamaya gayret ediyorlar. Biraz boş zamanı olanların boş ciğerleri hava dolum cihazlarına takıp sonradan gelecekler için doldurmaları nezaket kurallarından sayılıyor. Bu düzen bir gün bozuluyor, hava basıncının bozulması nedeni ile ciğerlere hava dolmamaya başlıyor ve insan robotlar paniğe kapılıyor, kaos başlıyor ve teker teker ölmeye başlıyorlar.

İnsan robotlardan biri paniğe kapılmadan problemin kaynağını aramaya başlıyor, buluyor ama sorunu çözmesine rağmen yaşamı sona eriyor ama geleceğe bir not bırakıyor. 

“Sen bunu okurken ben çoktan ölmüş olacağım ama yine de sana son bir sözüm var. Varoluş mucizesini iyi düşün ve var olabilmenin keyfini çıkar. Bir şeyler öğrenme tutkusuyla, bir evreni yaratan nefes sonuna kadar verildiğinde neler olma arzusuyla yola çık. Evrenin ömrü hesaplanabilir ama içinde oluşacak yaşam çeşitliliği hesaplanamaz.”

Bu sözler ve bu öykü beni çok etkiledi. Ted Chaing bu öyküyü 2008 yılında yazmış ve entropi ilkesine dayandırmış. Bu içe kapanma döneminin de arkasından da yeni ve güzel günlerde gelecek ve bir çok yenilikle tanışacağız. 

Bizim insan robotların içinde düştüğü ümitsizliğe kapılmamız ve insan olduğumuzu unutmamamız lazım.

Böyle dönemlerde içe kapanmak yerine korkularımızdan kurtulmaya çalışmalı, umudumuzu kaybetmemeli yeniden ne yapabiliriz diye düşünmeye başlamalıyız. İnsanlık tarihi her kötü dönemden bir çıkış yolu buldu. Veba salgını olmasaydı arkasından Rönesans gelebilir miydi? 

İçimizdeki savaşçı ve inovatif ruhu yeniden harekete geçirmeliyiz. 

Kendimiz kadar başkalarını da düşünmek zorundayız.

Bu dönemde bize çok şey öğretecek, uzaktan çalışma ve uzaktan öğrenme hayatımıza girecek, birbirimizden uzaklaşacağız ama birbirimizin değerini daha çok anlayacağız.

Bu dönemde sevdiklerimizle bir araya gelmeden bol bol telefonla konuşup hasret gidermeliyiz.

Bencil olmamalı, her şeyi kendimize saklamamalı ve paylaşmayı hatırlamalıyız. Ülke olarak olağanüstü bir krizden geçtik. Hepimizin gelir durumu sarsıldı. Stok yaparken başkalarının alamadıklarını unutmamalıyız.

No Comments