2019 Yılını Kapatırken İşbirliği Üzerine

Bugün yılın son günü ve 2019 yılı için Kariyeryolum’un son yazısı. Bu son yazıyı daha değişik bir tema da Masterchef üzerine yazmak istedim. Çok televizyon seyreden biri değilim hatta hiç değilim. Trendleri takip etmediğim için bu konuda çevremdekiler tarafından da eleştirilirim. Son iki ayda Masterchef’in bağımlısı oldum. Her şey oğlumun “seyretmelisin anne” demesiyle başladı. Önce gözüm takıldı. Sonra takibe başladım ve final sonunda da bu yazıyı yazmaya karar verdim. İster kurgu olsun ister olmasın, Masterchef 2019’u benim seyrettiğim kadarı ile iyi bir kişisel gelişim yolculuğu örneği olarak tanımlayabilirim. Ayrıca yarışma boyunca liderlik, takım çalışması ve zaman yönetimi ile ilgili birçok şeyi de görebiliyorsunuz.

Özellikle yarışmacılar bireysel yarışmaya başladıklarında iş hayatında rekabetin nasıl olduğu ile ilgili inanılmaz bir deneyim yaşattılar. Yarışma da farklı temalar vardı. Benim en çok etkilendiğim bölüm yarışmacıların “Team work (Takım çalışması)”dan “Collaboration (Birlikte çalışma)” a geçtikleri bölümdü. 21.yüzyıl iş dünyasındaki değişimlerin kendini gösterdiği ve neredeyse her şeyin değiştiği bir yüzyıl. Her kavram değişiyor, yeniden evriliyor ve yeniden şekilleniyor.

Bu kavramlardan biri de “takım çalışması”. Takım çalışması bir takım kaptanın önderliğinde, tüm takıma, takım kaptanı tarafından görevlerin verildiğini, sorumluluğu da takım kaptanının üstlendiğini, bir emir komuta zinciri eşliğinde tüm takım üyelerinin sorumluluklarını yerine getirdikleri bir iş yönetim biçimi. Taylorist sistem ortaya çıktığından beri tüm dünya ordulardan, büyük şirketlere kadar bu bakış açışıyla yönetiliyor. Günümüzde 21. Yüzyıl yetkinlikleri içinde de en çok aranan kavram ise collaboration (Birlikte çalışma). Bu kavramda bir yönetici yok, takım üyeleri fiziki ortamda, ya da sanal ortamda bir araya gelerek birlikte çalışıyor, birlikte karar veriyor ve kendi görev paylaşımlarını birlikte yapıyorlar.Takım çalışması ile iş birliğini ayıran en önemli fark. Takım çalışmasında başarısızlığı takım liderinin üstlenmesi, işbirliğinde ise sorumluluğu tüm ekip üyerinin alması.

Masterchef’te birlikte çalışmayı gördüğüm bölüm beni çok etkiledi. Ekipler bir başlangıç, bir ana yemek ve bir tatlıdan oluşan bir menü yapmak üzere ikiye ayrıldılar. Her iki ekipte de ekip lideri yoktu. başlamadan önce kısa bir beyin fırtınası yaptılar. Önce herkes kendi uzman olduğu alana yönlendi ve onun sorumluluğunu aldı. Sonra jüri aniden bir karar verdi ve herkesin yerini değiştirdi. Başlangıç yapan ana yemek yapmak zorunda, ana yemek yapan tatlı yapmak zorunda, tatlı yapan da başlangıç yemeği yapmak zorunda kaldı. Başkasının başladığı işi o konuya çok yetkin olmadan tamamlamak zorunda kaldılar. Uyum sağlama sürecini atlatıp işe tam odaklandıkları anda jüri tekrar istasyonları değiştirdi ve yemek yapmak süreci bu şekilde devam etti. Süre bittiğinde herkes başlattığı yemeğin başındaydı. Jüri her yarışmacıya, “Senin yaşattığın ve arkadaşlarının bitirdiği yemek hayalindeki gibi miydi? Birlikte çalışmaktan memnun musun?, benzeri sorular sordu. Bu sorular bölümün temasını belirleyen sorulardı.. Birlikte çalışmayı başaran takım kazandı. Sadece takım çalışması yapan ekip ise başarısız oldu.

Birlikte çalışmak böyle tam da böyle bir şey. Lider olmadan bir işi yapmak için bir araya gelmek, takımın lideri olmaktan çok kendi kendinin lideri olmak için çalışmak, bir başkasının başlattığı işi, onun fikirlerine ve yapmak istediklerine saygı duyarak tamamlayabilmek, iletişimi açık tutmak, bilgileri saklamamak, kin tutmamak, suç atmadan sorunları analiz edebilmek, bireysel başarıdan çok projeyi öne çıkarmak.

Masterchef’de olduğu gibi bunu başardığımızda iş hayatında başarılı olmamamız için bir neden yok. Birlikte çalışmayı öğrenirsek, birlikte üretmeyi ve paylaşmayı da öğreneceğiz.

2020 Birlikte çalışma yetkinliğini kazanacağımız bir yıl olsun.

Yeni yılda yeni yazılarla görüşmek üzere.

No Comments