X, Y Kuşağı ve James Bond

Hayatta yapılacak o kadar hata var ki aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin anlamı yok

Jean Paul Sartre

Son James Bond filmi ”Skyfall” hakkında çok şey yazıldı ve söylendi. Bense tamamiyle farklı bir gözden izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Öncelikle müthiş bir görsel ve teknoloji şöleni olduğunu belirtmeliyim. Seyrettiğimiz filmin her dakikası yeni ürünlerin ve teknolojilerin tanıtımı gibiydi. Her zaman favorim Roger Moore’dan yana olsa da Pierce Brosnan’a 007 rolünü çok yakıştırmıştım. Daniel Craig’e  bir türlü alışamamıştım.  Ama bu filmde Craig çok farklı geldi bana, rolüne alışmış ve Bond olmayı benimsemiş hissettim. Diğer yandan ”Skyfall” Bayan M’e bir vedaydı aslında.

”Skyfall” X, Y ve ”babyboomer” kuşaklarının resmi geçidiydi sanki. James Bond X kuşağını temsil ederken, M ”babyboomer’’ın hayallerini, hedeflerini ve görev bilinci için yapabileceklerini gösteriyordu. Y kuşağını ise Q temsil ediyordu. Filme bu bakış açısıyla baktığımda aslında tüm kuşakların birlikte  çalışmasının çok da zor olmadığını, her kuşağın güçlü yönünün diğer kuşaklarca kabullenilmesi halinde başarıya ulaşılacağını ve asıl önemli olanın önyargıları kırmak olduğunu düşündüm.

Q ve 007’nin ilk defa karşılaşma sahnesi X ve Y kuşağının birbirleriyle tanışması gibiydi. İki tarafta birbirlerini süzüyor ve birbirlerine üstünlük taslamak için elinden geleni yapıyordu. Q 007’ye “Senin yapabileceğin şeylerin milyon katını ben tek tuşla yapabilirim. Sen artık geçmişte kalan bir eski yöntemsin” derken, aynı Q karmaşık bir şifrenin basit bir mantıkla çözülebileceğini 007’den öğrendiğinde tecrübenin ne kadar önemli olduğunun farkına varıyordu. Benim için diğer bir etkileyici sahne de, Q’nun yapmış olduğu büyük hatayı ancak 007 ile birlikte çalışabilirse düzeltebileceğinin farkına varmasıydı.

Babyboomer kuşağını temsil eden M’in görev bilinci bana iş hayatındaki ilk yöneticilerimi hatırlattı. İş onlar için herşeydi. Özel hayat sonra gelirdi. Bir iş varsa ne olursa olsun yapılmalı ve tamamlanmalıydı, bedeli ne olursa olsun. Bizler X kuşağı olarak yöneticilerimizden öğrendiklerimizi doğru kabul ettik ve aynı 007 gibi hiç sorgulamadık. Verdikleri kararların doğru olduğunu kabullenmiştik. Çünkü biz bizi yönetenlere gönül bağı ile bağlıydık.

Y kuşağı ise daha bireysel ve kendine güvenli. Gelişen teknoloji onların lehine işledi ve varolan özgüvenlerini daha da arttırdı. Bununla birlikte hata yapma ihtimalleri de arttı ama hata yapabileceklerini kabullenme konusunda sabırları azaldı. Günümüzün yeni yöneticileri Y kuşağından olacak. Yönetim becerisini kazanırken sağ duyuya ve tecrübeye ihtiyaçları var. Bunun için filmin metro sahnesinde Y kuşağı ile X kuşağının nasıl işbirliği yaptığını ve teknoloji ile tecrübenin nasıl birleştiğini görebiliyorsunuz.

”Skyfall” bana göre birlikte çalışma kültürü üzerine bir film. Kuşaklar ancak bir tehdit oluştuğunda ve bu tehdit ortak değerlerini etkilediklerinde birlikte çalışmayı tercih ediyorlar. Hepimiz öyle değil miyiz? Son dakikaya kadar elimizde olanı göstermek istemiyoruz aslında. Bir tehditle karşılaşmadan da ekip ruhunu yakalayamıyoruz. Karşımızdakini dinlemeyi, deneyimlerine ve bilgisine saygı göstermeyi öğrendiğimiz zaman  aynı hataları tekrar etme tuzağından kurtulur ve içinde bulunduğumuz hız çağını yakalayabiliriz. Bunun içinde her kuşağın üstüne düşen görevi yapması gerekiyor. Bu da diğer kuşağı değiştirmeye çalışmak  veya devreden çıkartmak yerine olduğu gibi kabul etmek ve ortak çalışma kültürünü geliştirmekle oluyor.

Eski bir yöneticimin unutamadığım sözleri ile bitirmek istiyorum yazımı: “Doğru karar deneyimle kazanılır, ama deneyim de verilen yanlış kararlardan oluşur”. Satre’nin dediği gibi “Aynı hatayı tekrarlamaya zamanımız yok çünkü yapılacak çok hata var.”

Herkese iyi haftalar

Ayşegül Güngör

@AysegulGungor


No Comments