İnci Kefali Gibi Olmak

Neler değişmedi ki Dünya dönerken, kendi ekseni etrafında dönebilene ne mutlu!

Goethe

Cumartesi günü dostlarımızla birlikte olduğumuz akşam yemeğinde farkında olmadan davranışlarımızın ve tarzımızın çocuklarımızı etkilediğini , onların değerlerini değiştirdiğini, aslında söylemek istediklerimizle yaptıklarımızın nasıl birbirinden farklı olduğunu ve istemeden onlara yaşattığımız değer uyuşmazlığının çocuklarımızda kavram kargaşası yarattığı üzerine bir sohbete dalmıştık. Konu döndü dolaştı inci kefaline geldi. Çocuklarımızı inci kefali gibi  hayata hazırlayamadığımız için hayıflandık.

İnci kefali sadece Van Gölü’nde yaşayan sazan cinsinden bir balık. Bilinen sazanların aksine soyunun devamını sağlamak ve üremek için her yıl Haziran ayının 10’u civarı kutsal bir yolculuğa çıkıyor ve gölün suyunun aşırı sodalı olması nedeni ile gölden çıkıp daha az sodalı ve tatlı su içeren akarsuya atlıyor. Akıntının tersine hareket ederek “Bendi Balık” adıyla bilinen mini şelaleyi geçiyorlar aslında türlerinin devamını sağlamak için uçuyorlar. İlk uçuşlarında bazıları başarılı olamıyor hatta yaralanıyor ve ölebiliyor. Buna rağmen bir çoğu ilk defa denediklerinde şelaleyi aşmayı başarıyor.  Bu büyük göçe başlamadan önce şelalenin hızla akan sularında bekleyerek vücutlarındaki sodayı arındırıyor ve kendilerini tatlı suda yaşamalarını sağlayacak olan adaptasyona hazırlıyorlar. Su sıcaklığı üremeleri için uygun hale geldiğinde zıplayarak kendilerini mini şelalenin üzerine atıyorlar. Kendilerinden beklenmeyecek bir cesaret göstererek türlerinin devamını sağlıyorlar.

İş hayatına baktığımda çevremde bir sürü insanın kendi iş hayatları ile ilgili kararlar alırken inci kefali gibi davranamadığını gözlemliyorum. İş dünyası hızla değişiyor bu değişimi red etmek yerine değişime direnmemek ve aynı inci kefalinin yaptığı gibi kendimize adaptasyon için zaman tanımak ve sonrasında da gelen dalgayı geçmek için zıplamamız gerekiyor. İş hayatımız boyunca isteyerek ya da istemeyerek değişimin oyun alanının dışında kalıyoruz. Bu oyundan kaçmak yerine oyunu oynamaktan zevk almamız lazım. Gelen değişimin ne olduğuna dair bir bilgimiz varsa kendi geleceğimizle ilgili yapabileceklerimiz var demektir. Dolayısıyla gelen değişimin altında kalmak yerine inci kefali gibi sıçrayarak üstüne çıkabiliriz. Bizler değişimlerle başa çıkmaya başladıkça çocuklarımızda değişimden korkmayacak ve bize bakıp yeni dalgalara daha güçlü atlayacaklar.

Doğanın her aşaması ve hayvanların yaşamı stratejik planın önemini anlatıyor bize. Doğa da her şeyin bir zamanı var. Zamanı gelmeden inci kefali şelalenin yakınına bile yaklaşmıyor. Kendi içinde ve diğerlerini gözlemleyerek belki de iç güdüleriyle zamanın gelmesini bekliyor ve zamanı gelince de harekete geçiyor. Bizlerde yıllar içinde bilgi birikimimizi artırdığımızda ve değişimle birlikte hareket etmeyi öğrendiğimizde gelen dalganın üstüne çıkabiliriz. Sazan türü dediğimiz inci kefali bile türünün devamını sağlamak için ince bir stratejik planı adım adım uygularken bir çoğumuzun çevremizde olup biten değişime gözünü kapatması,  yaşanan değişimi görmezden gelmesi ve kendi kabuğuna çekilmesi yok olmasına neden oluyor.  Kendi kabuğumuza çekildikçe ilk önce kendimize ve en yakınlarımıza zarar vermeye başlıyoruz. Çocuklarımıza mücadele et ve çalış derken bizler hareketsiz kaldıkça onlarda kavram kargaşası yaratıyor ve değerlerinin zedelenmesine neden oluyoruz.

Bize Cumhuriyeti kazandıranlar erkeği,kadını, genci,yaşlısı, çocuğu ile birlikte değişimi kucakladı ve bize bugünleri bıraktı. Şimdi sıra bizde kendi geleceğimiz ve çocuklarımız için dünyada üstümüze gelen değişime kendimizi adapte etmemiz ve üstüne sıçramamız gerekiyor. Hepimizin Cumhuriyet bayramı kutlu olsun.

Herkese iyi haftalar

Ayşegül Güngör

@AysegulGungor

No Comments