Değişim Nerede Başlar?

“Yalnızca çok ileri gitmeyi göze alanlar ne kadar uzağa gideceğini bilebilir.” T.S. Eliot 19. yüzyılda başlayan ve 20. Yüzyılda devam eden parçalanma günümüzde de hız kesmeden devam ediyor. 20 yüzyıl aynı zamanda iş dünyasının hızla yükseldiği ve bilimsel insan yönetiminin önem kazandığı bir dönemin başlangıcı oldu. Taylorist sisteminde etkisiyle her şeyi daha hızlı yapabilmek ve kolay yönetebilmek için parçalara böldük. Birbirleriyle olan ...

Okumaya devam et

Liyakatın Önemi

Kabiliyet olmadıkça sanatçı olunamaz. Çalışmadıkça kabiliyet hiç bir işe yaramaz Emile Zola Son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden bir “Deli ve Dahi” oldu. Film bir adanmışlık ve başarı hikayesini çok güzel anlatıyor ve bizi birçoğumuzun kullandığı Oxford sözlüğünün oluşturulma hikayesi ile tanıştırıyor. Çoğu zaman elimizde olan her şeyin hep var olduğunu düşünüyoruz. Nasıl bir süreçle ve zorlukla ortaya çıktığını ve nasıl ...

Okumaya devam et

Ortalamanın Sonu

İnsanı gerçekten insan yapan kendini daha iyi insan yapma çabasıdır.   Star Trek : Next Generation https://soundcloud.com/user-354782620/alis-tig-imiz-i-s-yapis İş dünyasının yakından bildiği ve 20 yüzyıla damgasını vuran Frederick Taylor tarafından geliştirilen Taylorist yaklaşım bildiğimiz tüm yönetim modellerinin temelini oluşturur. Bu model insanı değil sistemi temel alır ve bu modele göre ortalama bir insan iyi düzenlemiş bir sistemde hiç hata ...

Okumaya devam et

İş Hayatında Nezaket ve Zarafet

Edep insanın bedeninde ruh olur. Eğer şeytanın başını ezmek istersen gözünü aç ve gör ki Şeytanın katli ancak edeptir.   Mevlana Celalettin Rumi   Geçen hafta emekli bir sefirenin kendi öyküsünün de içinde bulunduğu “Bir de Bizden Dinleyin” isimli kitabını okudum. 12 sefirenin 1970-2010 yılları arasındaki farklı ülkelerle ilgili gözlemlerini, yaşadıklarını ve bu 40 yılda dünyanın değişimine nasıl tanık olduklarını anlatan ...

Okumaya devam et

Krizle Yaşamak

Bugünlerde çevremdeki herkesten biz şimdi ne yapacağız sorusunu duyuyorum. Yanıtım çok açık ve net. Krizle yaşamaya öğreneceğiz. Alman sosyolog Ulrich Beck’in dediği gibi artık bir risk toplumu içinde yaşıyoruz ve dünya değişiyor. Değişen dünya da her gün faklı krizlerle karşı karşıyayız.   İş hayatına 1989 yılında bir bankanın hazinesinde başladım. Bankanın verdiği eğitimi tamamlayıp tam işe alışmaya çalışırken Irak- Kuveyt ...

Okumaya devam et

İş Hayatında Başarılı Olmak için Psikopat Olmak Mı Gerekiyor?

  Yaşamın anlamı insandan insana an ve an değişir Victor Frankl Bu sene okuduğum en ilginç kitaplardan biri Kevin Dutton’ın "Olağan Psikopatlar" kitabı oldu. Kevin Dutton psikopatik öğelerin hepimizin doğasında var olduğunu ve içinde yaşadığımız dönemin ve eğilimlerin bizi psikopatlaştırdığını savunuyor. Ona göre psikopatlar, kendine aşırı güvenen, egosantrik, empati yoksunu, çabuk sinirlenen, ustalıkla yalan söyleyebilen, dürtüsel tepkileri ...

Okumaya devam et

5.Seviye Liderlikten Ne Anlıyoruz?

Yaptığım iş nedeniyle başarılı liderlerin hayatları, biyografiler, liderlik teorileri, liderliğe psikolojik açıdan bakan kitaplar da dâhil olmak üzere birçok liderlik kitabı okudum. Hepsi temelde liderin gidilecek yolu belirleyen kişi olduğunu söylüyordu. Doğal olarak tüm liderlik eğitimleri de bu tema üzerinde toplanıyor. Eğer lider gidilecek yolu belirleyen kişi ise liderin başarısının yüzde 50’si gidilecek olan yolun doğru seçilen yol olmasına bağlı. ...

Okumaya devam et

Neden Çalışıyoruz?

Sahip olduğum durumun ve koşulların ürünü değilim. Ben kararlarımın ürünüyüm.   Stephen Covey   Bugünlerde bir arkadaşımın önerisi ile %3 adında ilginç bir dizi izlemeye başladım. Brezilya yapımı olan bu dizi bir distopya üzerine kurulu. Dizide teknoloji eksiklikleri ve ufak tefek mantık hataları olsa da bence vermesi gereken mesajı çok iyi veriyor. Dizi büyük bir yıkıma uğrayan bir dünyada geçiyor. Yıkım sonrası  dünyada tüm insanlı...

Okumaya devam et

Sosyal Sermaye ve Habitus’u Kullanmak

Hepimizin hayatta en çok zevk aldığı şey sanırım oyun oynamaktır. En azından geçmişi  düşündüğümde beni en çok mutlu eden anların büyük bir kısmı, hep doyasıya oyun oynadığım günlerden oluşuyor. Sanırım bu durum hepimiz için geçerli. Uzun yaz günleri ve geceleri doyasıya sokakta oynadığım günler hiç aklımdan çıkmıyor ve o günleri hatırladıkça da mutlu oluyorum. Hemen aklıma yeni bir soru geliyor. Neden yaşımız ilerledikçe oyun oynamayı ...

Okumaya devam et